Derneğimiz ve Köy Muhtarlığımızın organize ettiği 2014 yılı şenliğimizi büyük bir katılımla gerçekleştirdik.
Şenliğimize Konya Valimiz Sayın Muammer Erol ve Meram Belediye Başkanımız Sayın Fatma Toru bizzat katılarak bizi onurlandırdılar.
 
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
Anasayfa arrow İsmail Detseli Köşe yazısı
Haberler
articles.jpg

 Hayırda yarıştılar

 

27 Mayıs 2013 Pazartesi 18:07

İsmail Detseli’nin Köşe yazısı

 

19 Mayıs… Günlerden Pazar... Köyümüz Gilissıra’nın Karadiğin Mahallesi üzerinden açılmakta olan turizm yolu kısmen araç trafiğine açılmış. Yeni yapılan çeşmelerimiz de o yol güzergahında… Suya hasret olan kurak bir arazide sert taşların arasında yetişmiş yemyeşil meşe ağaçlarının gölgelediği yemyeşil otların güzelleştirmek için doğanın bütün cömertliğini kullandığı bir yerde 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda köylülerle Döşemebaşı diye bilinen arazimizdeydik. Bu topraklara suyun getirilip yazın sıcağında yanıp kavrulan insanların ve mal melalin hizmetine sunulmasını kutluyorduk öbür taraftan. İzmir, İstanbul Ankara ve Konya’dan katılan hemşerilerimiz hem de civar köylerden Su Bayramı denecek davete icabet ederek kırda etli pilav yemenin keyfini yaşıyorduk.

Buraların anısının bende ayrı bir yeri vardı. Çünkü 55 yıl kadar önceleri buralarda çobanlık yaptığım, ayağımda yarım pabuç ya da çarıkla gezdiğim yerlere aracımla gelmem şükürlerin en yücesini gerektiriyordu. 40-50 yıldır birbirine hasret köylülerin bir araya gelmesi kucaklaşmalarını perçinlercesine bir bayramdı. Köylünün kalkınmasına önem veren İl Genel Meclisi Başkanı Ali Selvi ve arkadaşları Meram İlçe Teşkilatı Başkanı ve üyeleri, KOSKİ Genel Müdürlüğü’nden gelen doğa aşığı misafirler, daima o köylülerle beraber olmaya önem veren Meram Kaymakamlık görevlileri de bu bayramımızda yanımızda oldular. Hepsine teşekkür ederiz.

Anadolu insanının bilhassa Anadolu köylüsünün sevilecek şapka çıkartılacak öyle güzel hasletleri var ki insan hangi güzellikten hangi iyilikten bahsedeceğini şaşırıyor.

Geçen hafta idi, doğup büyüdüğüm dağında taşında toprağında adım adım ayak izlerim olan yaşamına doyamadığım zor işine tahammül edemeyip ayrılıp gurbet ele gelerek terk ettiğim ama hiçbir zaman adını dilimden düşürmediğim, imkan ve zaman buldukça sıkça ziyaret ettiğim köyümden daha doğrusu köylülerimden bir özel davet aldım. Yeni yapılan köy çeşmelerinin açılış yemeği var hem de köye 5-6 km uzaktaki arazimiz olan Döşemebaşı’nda verilecek yemek deniyordu. Çünkü çeşmenin bir tanesi buraya yapılmıştı. Davet, İzmir İstanbul, Ankara’daki hatta ülkemizin neresinde Gilissıralı var ise hepsine idi.

Çok geniş bir arazi yapısına sahip olan köyümüzün kuzeyden güneye, doğudan batıya bazı yerleri ekim için elverişli olduğu halde bazı yerleri ise genelde mera, çayırlık ve yayla idi kimi yerler de orman ile kaplıdır. Gerek memba suyu gerekse akarsu bol olmasına karşın doğu ve kuzeydeki ekili arazilerimizde yazın çok su kıtlığı yaşanır. Buralarda ya kuyu ya sarnıç ya da yer yer pınarlardan faydalanır köylüler. Bu dağların sularından bir kısmını ekin ekilen ve mal melalimizin otladığı düz ve kurak arazilere indirmek eskiye göre çok zor idi. Şimdi ise gerek alet edevat gerekse maddi imkanlar bakımdan daha elverişli bir duruma gelmiştir, ancak bütün bunların yapılabilmesi için bir iki önder, sözüne güvenilen elini taşın altına koyabilen bu işe gönül vermiş akil insanların olması lazımdır. İşte bunu geçen yıl üstlenen ve bu zor ve riskli işi üzerlerine alan iki değerli köylü kardeşimiz Ahmet Can ve İbrahim Güngördü Beyler ortaya çıkıp gerek Konya’daki eli vergili hemşerilerimizi gerek İstanbul, İzmir Ankara’da bulunan gücü yeten köylülerimizin ayaklarına giderek durumun vahametini anlatmışlar. Zaten arazimizi iyi bilen zengin, vefakâr, samimi köylülerimiz hemen keselerin ağzını açmışlar, vermişler de vermişler ata yurtlarına yapılacak bu su hizmeti için paraları. Suyun geldiği yer ile çeşme yapılan yerin arası tam 18- 20 km uzaklıkta bunca mesafeyi makinelerin traktörlerin girdiği yerlerde onlardan faydalanmışlar, makinenin girmediği yerleri çalışkan köylülerimiz imece usulü kazma kürek özveri ile şikâyet etmeden çalışarak hayırda yarışmışlar. Su getirilip çeşmeler akıtılmış, para bereketli olunca artmış hayır yapanlar bunu geri alacak değiller ya işte bu artan paranın yanına yine gönlü bol köylülerimiz koyun keçi sığır vermeyi adamışlar. Bu işe soyunan değerli arkadaşlarımız da çeşmelerin başında köylülerimize bir yemek vermeyi düşünmüşler, kartlar bastırılmış hazırlıklar yapılmış. İki çeşmeden birinin yapıldığı mevki olan Döşemebaşı dediğimiz yerde pilavın yenmesi bu hayrın duasının burada yapılması uygun görülmüş. Artık bundan sonra inşallah Konya’ya yeni yol açılarak köyü şehre yakınlaştıracak olan güzergah burası olduğu için uygun görülmüş. Her türlü katkıyı yapanlardan emeği geçenlerden Allah razı olsun…

Bu kurak çatlamış topraklara yapılan su hayrı o kadar önemli ki buralarda bende gençliğimde köyde iken bu Körkuyu Boğazı, Oyumağaç, Döşemebaşı vb. yerlerde çok ekin ektim, ekinleri derledim çok çobanlık yaptım. Burada bir damla suyun çok büyük önemi vardı. Çünkü ekin tarlasında dudaklar çatlar, eller yarılır en az 500 metre ya da 1 km yerden testi ile su getireceksin, akarsu yok kuyudan su çekeceksin, mallar dersen susuz gece gündüz suya hasretti.  Allah bu işe önderlik yapıp bu işi becerip ortaya çıkaranlardan binlerce kere razı olsun. Geçmişlerine rahmet etsin gelecekleri umutlu ahirleri hayrolsun inşallah...ağıdan bir başlık ve okumak için bir haber seçin

Advertisement