Dernek Hesabı

 
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
Anasayfa arrow Ünlülerimiz arrow Çolak Ahmet Hoca
Çolak Ahmet Hoca Yazdır E-posta

 Katkılarından dolayı Sayın İsmail Detseli'ye teşekkür ediyoruz

                 Çanakkale Gazisi Çolak Ahmet Hoca

 
 

Gökyurt (Gilissıra) Köyü’nden Çanakkale Gazisi Çolak Ahmet Hoca Efendi   

        Rumi 1307, Miladi 1892 doğumlu Hoca efendi, 1913 Balkan Harbi’ne katıldıktan sonra 1915’te Çanakkale ile devam eden savaşlarda o meşhur Conk Bayırı’nda arkadaşları gibi siperdedir. Ve karşısındaki düşmandan gelecek tehlikeyi bertaraf etmek için mermi yağdırmaya çalışırken gökten sağanak halinde yağan şarapnel parçası çenesine isabet eder. Şarapnel çok güzel bir dille Kur’an’ı tilavet ettiği mübarek ağzını parçalar. Daha onun acısını çekmekte iken ikinci bir şarapnel de sol koluna isabet eder. Düşmana ateş ederken gelen bu darbelerle siperine çekilemeden öylece uzanır kalır. Üzerinden onu ölü zannederek geçer arkadaşları. Şehitleri kaldırmak için verilen araya kadar yatar orada. Arkadaşları tarafından ölü zannı ile kaldırılır geriye çekilir. Tam toprağa gömüleceği sırada son bir gayretle sağ kolunu oynatır ve diri olduğunu gösterir ve cephe gerisine alınır. Aylar süren hastane yatışından sonra tebdili hava ile memlekete gönderilmek istenirse de “Ben daha ülkeme hizmete doymadım. Burada kalıp mutfakta arkadaşlarıma soğan doğrayarak ve Allah’a dua ederek yardımcı olacağım” der. Böyle hayatta kalan Gökyurt’lu Maryalıoğulları’ndan Deli Abdurrahman oğlu Ahmet Özüdoğru annesi Sümbülemini Ahmet Hoca merhum gazimiz Deli Abdurrahman’ın beş oğlunun üçüncüsüdür. Dördüncüsü Mevlit Özüdoğru benim dedem, annemin babası (Namı diğer Kör Hoca’dır. 1310 Rumi, 1895 miladi doğumludur.(Onun da Afyon cephesinde bir gözü kör olmuştur.) Anlatmaya çalıştığım enteresan olay şudur: Çolak Ahmet Hoca, ben 11 - 12 yaşlarında iken bizim köyümüzde her sene 150 çocuğa Kur’an öğreten bir adamdı. Bana “İsmail’im kuzum, Çanakkale savaşları benim kolumu çolak yaptı. Ağzımı eğdi, amma Allah’a şükür ki ağzımdaki Kur’an ilmini yok edemedi” derdi, onu şöyle anlardık: O eğri gördüğümüz ağızdan öyle bir tecvitli Kur’an tilaveti çıkardı ki ağzı sağlam olanlar öyle kıraatle okuyamazlardı. Şu anda köylülerimizden ondan ders alıp da namaz ısmarlanabilecek az sayıda insan kalmıştır. 1945 veya 46 yıllarında dedem Mevlit Hoca Konya’nın Sarıkız Köyü’nde imamlık yapmaktadır. Çolak Ahmet Hoca da kardeşi olan Mevlit Hoca’yı ziyaret için o köye gelmiştir, vasıtaları at arabasıdır. Bir iki gün kardeşi ile hasbihal ettikten sonra oğlu ile beraber köyüne dönmek için Sarıkız Köyü’nden ayrılır, o köye yakın bir göçmen köyü olan Karaağaç’a gider, Cuma namazı kılmak ister. Bundan sonrasını o zamanlar köyün imamı olan, halen yaşayan genç imam Seyit Ahmet Hoca’dan dinleyelim. Bana anlatıyor, benim annemin amcası olduğunu da bilmiyordu. (Sonradan öğrenecek.) Baktım ki bir cerci hoca (cerci o yıllarda az bir Kur’an belleyip köy köy dolaşarak insanların dini duygularını istismar ederek para toplayanlara denirdi) geliyor, kolu çolak ağzı da eğri bu cerciye hiç Kur’an okuma fırsatı vermeyeyim dedim ve hiç fırsat tanımadım. Hutbeyi okudum, indim, namaza durdum. Namazı bitirdim, kısa bir dua ile namaza son verecektim ki elimi yüzüme çalarken bir Besmele duydum. İsmail’im sorma, başımı kaldırdım baktım ki o beğenmediğim kolu çolak ağzı eğri adamdan geliyor ses ve aşağım aşağı gitti yukarım yukarı gitti. Hocaya karşı hareketimden utandım ve Allah’a dua ettim “Ya Rabbim bu adam Kur’an okumayı bitirmesin, devam etsin, biz de dinleyelim” diyordum ve “Sadakallahül azim” demesi ile rüyadan uyanır gibi uyandım. Hiç zaman kaybetmeden hocaya koştum, elini öptüm, özür diledim. Hoca affına sığınırım ne olur yolun olayım, beni çiğne ve affet dedim. Sanki içimden geçenleri biliyormuş gibi “Yok kuzum estağfurullah, ben cerci değilim. Sarıkız Köyü’ndeki Mevlit hocanın ağabeysiyim” deyince mahcubiyetim bir kat daha arttı ve “Severek köyüne uğurladım. O da sizin köylü imiş” diye 1975 yılında bana bunları anlattı ben de Mevlit hocanın benim dedem, Çolak Ahmet hocanın da annemin amcası olduğunu söyleyince merakı biraz daha arttı ve beni onların nesli olduğum için tebrik etti. Sevincini bildirdi. Allah kendisinden razı olsun. Ölenlerimize Allah rahmet eylesin, kabirleri cennet mekanı olsun. Amin. Bana Hacı Çolak Ahmet amcamın şöyle söylediğini hatırlıyorum: Kuzum Çanakkale harbi benim can arkadaşlarımı aldı. Kolumu ayağımı kırdı, çenemi yüzümü eğdi. Amma öz yurdumu, vatanımı, göğsümdeki imanımı, ağzımdaki Kur’an’ımı alamadı, alamadı, alamadı…



 
Advertisement