Dernek Hesabı

 
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
Anasayfa
Ellili Yıllarda Radyo ve İletişim Geçmişe Özlem Yazdır E-posta
 

Okunma Sayısı : 3737


 Sene 1954 yaşım dokuz. İlk radyo dinleyişim radyo ile ilk tanışmam, daha evvel yok muydu? Vardı. Vardı ama bizde yoktu tabi 400 haneli köyde 8 / veya 10 evde radyo vardı
O kocaman gövdeli AGA, PİLİPİS, GRUNDİĞ bu tür radyolar. Bataryalı arkasında, koca koca piller ile çalışırdı. 1968 yılı na kadar böyle az bir ilerleme ile devam etti
Bu arada yenilikler de şöyle gelişti. Önce Gramafon sonra pikaplar 78 lik taş plaklar sonra 45 likler 1964 / 65) lerde teypler yerlerini aldı. Kısa zamanda pikap plak misyonunu tamamladı. Ve yerlerini teyp ve tv lere bıraktı.
Evlerde anne ve babalarımız bize masallar anlatırdı. Eğer radyosu olan bir komşuya sohbete gidersek radyoyu orada görür ve dinlerdik. Hatta o radyoyu çok ça incelerdik bunun içine adam nerden girer diye de hayıflanırdık.
Radyodan ajans; yani haber radyo tiyatrosu, arkası yarın, Eflatun cem güneyden masallar;
Dinlerdik hey gidi zaman ne çabuk aktı da gitti.
Sabah saat 06/ radyo açılır burası Türkiye radyoları 216/ metre hert üzerinden yayın yapan Ankara radyosu şimdi haberleri veriyoruz. Diye başlardı.
Öğleye kadar haber Magazin derken öğle haberleri için şu anonsu duyardık.
Burası Ankara radyosu şimdi memleket saat ayarını veriyoruz; saat gonga tam 12 / 45 te
Vuracak dikkat Daan; diye bir ses duyulur arkasından şimdi haberler diye haber okunurdu.
Haberler bitince artık o gün kimin Program’ı varsa şimdi yıldız Ayhan dan türküler dinleyeceksiniz.
Yahut Şemsi Yastım an dan Ahmet gazi Ayhan dan; Ali ekber çiçekten; Nida Tüfek ci den Hacer buluş tan; Cemile cevherden; Muzaffer Akgün den;  Saniye candan;  Can Etiliden;  Zekeriya Bozdağ dan;  Ali candan;  Süreyya davulcu oğlundan;  Muharrem kemer taştan;  Mustafa gece yatmaz dan;  Ahmet sezgin den,  Yıldıray Çınardan,  Nuri sesi güzelden.Türküler dinlerdik.
Çalanlar ise şöyle anons edilirdi. Çalanlar Osman Özdenkçi,  Emin Aldemir,  Ahmet gazi Ayhan, Cengiz Akmeriç,  Adnan şeker,  Orhan subay, Atilla Mayda, Hüseyin ileri.
Ne güzel Sana at icra ederlerdi.  Mahalli sanatçılar da ayrı birer değerdi. Bayram Aracı, Hacı Taşan, Muharrem Ertaş,  Neşet Ertaş’ın babası Konya lı Ahmet Özdemir,  gibi büyük ustalarda çalar söylerlerdi.
Mesela Ahmet sezgin in bük dibinde yatarım, beşli martin atarım, Ayşe benim olursa malakları satarım. Ayşam  Ayşam öldürdün beni türküsü hala kulaklarımda.
TÜRK sanat müziği okuyanlar ayrı bir değerdi. Safiye Ayla lar Müzeyyen Senar lar Sevim Tuna lar (şahane kadın) Zeki Müren ler Yasemen ler dile geldi. Kederden mi neden bilmem. Ne güzel şarkılardı sanatı tam manasıyla icra ederlerdi. Hoplamazlar zıplamazlar ağır azam vakur bir şekilde
Program yaparlar ve alkışlanırlardı.1960/ 61 o yıllarda İzmir de Mithat paşa sanat mektebinde15/ 20 dakika Türk halk müziği çalınırdı orada da yeni parlayan sesler Rıza Konyalı Bedia Akartürk Merhum Özay gönlümün plakları çalınırdı işin asıl güzel yanı saat 19 haberlerinin ardından Ankara radyosundan,
Şimdi yurttan sesler dinleyeceksiniz. Derleyen ve yöneten Muzaffer Sarısözen (merhum)
İzmir radyosunda Ahmet çubuk oğlu nimet çubuk oğlu Ahmet Günday türküler söyler. İzmir radyosu yurttan seslerini Mustafa hoşsu yönetirdi. İstanbul radyosu orta dalgadan yayın yapardı.
Ankara radyosundan başka radyolar sanki bölgeseldi çoğu yerlerden dinlenilmezdi.
Ahh daha neler neler vardı. O yıllar o zor ve tatlı günler hayalimden gitmiyor.
Bu arada eskilerin hepsini anmaya çalıştım ölenlere tanrıdan rahmet hayatta olanlara da sağlıklı yaşam lar diliyorum. İsmini unuttuğum değerler varsa da onlardan defalarca özür diliyorum.
Bu saydığım değerli sanatçılar bizleri eğlendirir güldürür güldürürken düşündürür bizi maziye
Götürürdü. O zaman iletişim zor, ulaşım zor, gurbetçilik var, gurbete çıkan en az bir sene köyüne ailesine dönmez, gurbetteki yalnız adam tek kişilik bir han odasında gurbet türküleri dinler avunur
Köydekiler eğer radyosu varsa ayni türküleri dinler kiminin eşi kiminin yavuklusu bir mektup beklerlerdi. Sonra taş plaklar, daha sonra 45 likler, 10 lu pikaplar kendi kendine otomatik çalardı o uzun Şavrole İmpala taksilerde o pikaplardan olurdu.
Müşteri kardaş Neşet Ertaş tan bir plak koysana diye seslenirdi.
Sonra teypler çıktı bazen hatırlıyorum köyde ihtiyar bir kadın veya erkeğin sesini teybe aldırıp sonra kendisine dinlettik mi, gaç oğlum bunlar şeytan işi benim dediklerimin aynısını söyleyyor gidi yahu derlerdi. Sonra TV ler CDler kasetler DİSKETLER derken bugünlere geldik
Kısa ömürde büyük gelişmeler kat ettik. Kara sabandan modern tarıma, bataryalı radyodan televizyona,  mektuptan ELT telgraftan cep telefonuna, ileri teknolojiye iletişim çağına ulaştık. Amma bir şeyi söylememe müsaade ediniz.  Eski günleri özledim dersem. Beni kınamayın olur mu? Sabah radyoyu açtın mı yanık bir türkü. Cevizin yaprağı dal arasında,  yüce dağ başında yanar bir ışık. Ya da esprili bir dandin havası  Öküzüm torbadan düştü gördün mü Ali dayı veya yanık yanık Zeynebim Zeynebim allı zeynebim.  Atım kalk gidelim harap haneden. İsmi unutulmuş bir değer Türkü ANA Zehra bilir daha niceleri niceleri.
Akıp giden o eski yıllar biraz zor idi /Zamanımız bilgi çağı şimdi ki daha iyi
Teknoloji kaldırdı artık saygı sevgiyi/ Sorun yıllara yaşlandı mı bu şair deyi
Sorun beni o eski yıllara tabi ki ihtiyarladım/ Şükürler olsun ALLAHA pek kötü yaşamadım
Saygılarımla herkese sağlıklı uzun ömürler. 18/ Haziran 2003 EV İsmail DETSELİ

   
Beğendim... (237)

Okuyucu yorumları  
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

 


Yorumunuzu ekleyin
İsim
E-mail
Başlik  
Yorum
 
Kullanımdakı İşaretler: 600
   Daha sonraki Yorumlar hakkında beni haberdar et
  Mathguard güvenlik sorusu:
S4Q         JOL      
X C    Q      3   5HP
R1L   4K1   6U7      
8 W    O      1   WE6
USK         HUN      
   
   

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.9 © 2007-2020 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >
Advertisement