Köyümüzün 12. Geleneksel Şenlikleri 18 Mayıs 2014 Pazar günü yapılacaktır. Davetiye ulaşan ulaşmayan tüm köylülerimiz davetlidir.

İrtibat telefonları:
Lütfi Karacan : 0.532.365 43 61
Osman Urgancı : 0.539.823 72 25



 
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.

İstatistikler

Üyeler: 233
Haberler: 262
Web Linkleri: 7
Ziyaretçiler: 1297070161
Anasayfa
Ağazadeler Yazdır E-posta

AĞAZADELER  ( Köy lakapları)

 GİLİSSİRALI OĞULU  (Aldıkları soyadı)

 GİLİSSİRALI HACI OSMAN EFENDİ.

 Ölüm 1313/ 1897

MÜDERRİS (Ders veren Profesör)

Konyanın Gilissira köyünde dünyaya geldi. O zamanlar Gilissiraya bağlı beş köyün ağası durumunda olan bir aileye mensuptu. 

Konukseverliği ile tanınan bu aile içersinde yetişen hacı Osman Efendi, İlk tahsilini köyünde yaptı. Daha sonra Konya, Kayseri ve İstanbul’un ünlü âlimlerinde okudu. Gerekli bütün imtihanları vererek müderris olarak Konya da İplikçi Camii’nde ders vermeye başladı. Mali durumu müsait olan Osman Efendi, Şems Caddesi’nde, Şems Parkının Güney köşesi karşısında yer alan Küçük Daire olarak da tanınan Gilissiralı Medresesini yaptırdı. Vakfettiği bu medreseye de müderris oldu. Medrese iki bölümden oluşuyordu. Bir bölümünde talebe okutulurken, misafirlerin kabul edildiği diğer bölümde zamanın büyük alimleri gelerek ilmi tartışmalarda bulunurlardı. Zamanla burası bir akademi halini aldı. Bu itibarla hacı Osman efendi’nin Konyanın yeniden makarr-ı ulema haline gelmesinde emeği büyüktür.

Hacı Osman Efendi 1291/ 1874 yılında yirmi yedi talebeye şerh’i Akaid ve İsa Goçi, 12299/1882 yirmi sekiz talebeye tefsir, kadımîr ve Mir’at, 1300/ 1883 yılında otuz altı talebeye Dürr’i Nâci ve Mülteka, ertesi yıl da ayni sayıda talebeye tefsir ve Molla cami okuttu. Bir taraftan da ticaretle iştigal eden hacı Osman Efendi 1313/ 1897 yılında vefat edince Şems Kabristanına defnedildi. Bu mezarlığın sonradan park haline getirilmesi üzerine çocukları, Osman Efendinin kabrini Musalla mezarlığına nakletti. Kaynakları var.

 

GİLİSSİRALI HACI ALİ EFENDİ

 (TAKVA EFENDİ) (1276/ 1859-1936) MÜDERRİS.

Konya da doğdu. Konya âlimlerinden Gilissiralı hacı Osman Efendi’nin büyük oğlu, Gilissiralı Hacı Tahir Efendinin de ağabeyidir. Resmi kaynaklarda Ali Efendi’nin adı Takva Efendi Olarak da geçmektedir. İlk tahsilini mahalle mektebinde yaptıktan sonra babasının derslerine devam ederek, ondan icazet aldı. Müderrislik imtihanını verdikten sonra uzun yıllar babasının medresesi olan Küçük Daire adıyla anılan Gilissiralı Medresesinde müderrislik yaptı. Ali Efendi, 1880 li yıllardaZiyaiyye Medresesi ile İplikçi Camii arasındaki Takva Medresesi(Yeni Daire) adıyla anılan medresesini kurdu. Ali Efendi bu medresenin ilk ve son müderrisidir. 1882 den başlayıp 1919 yılına kadar otuz beş yıldan fazla müderrislik yaptı. Medrese istimlak edilip yıkılıncaya kadar burada müderrisliği devam etti. Muhtelif camilerde de vaazlar verdi. Ali efendi 1299/ 1882 yılında yirmi sekiz talebeye, akait, şemsiye ve mir’at, 1300/1883 yılında otuz talebeye Dürr-i Nâci ve Mülteka, 1301/ 1884 yılında da ayni sayıdaki talebeye Molla Cami ve Mülteka okuttu.

Gözü gönlü tok bir insan olan Ali Efendi, dünya malına önem vermez, aktarlar içinde açtığı küçük aktar dükkanından geçimini sağlardı. Son yıllarını İstanbul da kızının yanında geçiren Ali Efendi, 1936 yılında İstanbul da vefat etti. Edirnekapı Şehitliğinde medfundur. Musa Kazım onar’ın eşi, Av İhsan Onar’ın annesi Afife Hanım, Ali Efendinin kızıdır. Kaynakçaları mevcuttur.

 

 

GİLİSSİRALI HACI TAHİR EFENDİ.

Gilissira Gökyurt köyündeki ceride lakapları ağa zadeler olup Konya ya yerleşmelerinden sonra köylerinin ismini yüceltmek için lakap ve soyadı olarak Gilissiralıoğlu soyadını almışlardır.asil bir soydan oldukları yaşlı köylülerin ifadesinde de yer alan bu ailenin fertleri ömürleri boyunca ilim irfana bilhassa İslam dininin yüceliğine çok önem vermiş ve Küçük Daire bir Başka ismiYeni Daire adıyla bir medrese kurup onlarca çocuk okutup ilim dalında büyük başarılar elde etmişler. Ayrıca Osmanlıdan sonra Tahir hoca efendi Konya da baş gösteren ayaklanmalarda işgal kuvvetlerinden olan İtalyan askerlerinin Konya yı terk etmeleri konusunda cesurca ve büyük bir metanet göstererek Konya da asayişin sağlanmasında önemli rol oynamıştır. Burada bu aile hakkında köy halkı arasında geçen önemli konuşmalarından bahsetmeyeceğim çünkü hazırlamakta olduğum ünlülerimiz bölümünde yakın zamanda sağlığım elverirse yayınlayacağım Abbas hoca dizisinde o menkıbelerden de bahsedeceğim

İsmail Detseli Şair Araştırmacı yazar.

Şimdi burada sevgili üstadım ağabeyim araştırmacı yazar Konya mızın şeyh’ül muharririni Avukat Mehmet Ali Uz hocamızın Gilissiralı oğulları hakkında araştırıp yazdığı yazısını hizmetinize sunuyor değerli M. Ali Uz ağabeyime saygılarımı sunuyorum.

Şimdi M. Ali Ağbeyimin hafızasından bu Gilissiralı oğlu ailesin babaları Osman Efendi ve iki oğlunun geçmişlerine dair yazılarını sizlerin bilgisine aktarıyorum.

GİLİSSİRALIZADE HACI TAHİR EFENDİ.

1279/ 1862 – 1945 MÜDERRİS

Konya da doğdu. Gilissiralı Hacı Osman Efendinin oğludur. İlk tahsilini Konya da babasından yaptıktan sonra İstanbul un meşhur âlimlerinden hafız Şakir Efendinin derslerine devam edip, ondan icazet aldı. Tahir Efendi, tahsilini tamamladıktan sonra henüz İstanbul da iken hac görevini de ifa etti. 1321/ 1903 yılında, babasının kurduğu Küçük Daire Medresesinde yirmi iki öğrenciye Dürrü’n- Nâci ve Mülteka okuttu (Mahmut Sural,* Hacı Tahir Efendi’nin İstanbul da* tahsilde iken saray çocuklarına hocalık yaptığından bahseder de, merhum oğlu Avukat Naim Gilissiralıoğlu bunun aslı olmadığını belirtirdi. Babasının vefatından sonra medresenin müderrisliği yanında mütevelliliğini de üstlendi.

Konya hukuk Mahkemeleri üyeliğinde ve bu mahkemenin reis vekilliğinde bulunan Tahir Efendi, Meclis-i Umumi Vilayet ve Daimi Encümen üyeliklerinde de bulundu. 

Sivaslı Ali Kemali Efendi* ile Konya Müdafaa-yı hukuk Cemiyetini’nin* kuruluşunda bulundu. Ali Kemali’nin vefatından sonra cemiyetin başkanlığını üstlenen Tahir Efendi, Milli Mücadele Döneminde büyük hizmetlerde bulundu. Ayrıca İane Cemiyeti ile Milli Muavenet Cemiyeti’nin hizmetlerini de başarı ile yürüttü. Milli Mücadele yıllarındaki hizmetlerinden dolayı istiklal Madalyası ile taltif edildi. Bu arada Konya Su Komisyonu* başkanlığında da bulundu. Bu hizmetlerinden dolayı, kendisine milletvekilliği teklif edildiyse de kabul etmedi.

Tahir Efendi’nin dil öğrenmeye çok meraklı olduğu, Arapça ve Farsça yanında Rumca ve Tatarca da bildiği rivayet eldir.

Ticaretle iştigal eden ve geçimini bu yoldan sağlayan Hacı Tahir Efendi, 1945 yılında vefat etti. Musalla Mezarlığı’nda*Metfundur. Kaynakçaları vardır.

KARATAY TARİH KÜLTÜR VE SANAT.

 Geçen yıl 2012 de piyasaya çıkarılan bu önemli eserin 2. Cilt 616 cı sayfasında bu medreseler hakkında şu bilgilere rastlanmaktadır.

KÜÇÜK DAİRE7 GİLİSSİRALI MEDRESESİ

Devle mahallesinde şems sokağında idi. Medreseyi 1756 yılında ilk yaptıran mahalle sakinlerinden Mustafa oğlu seyit Mehmet Efendidir. Zamanla harap olması üzerine Gilissiralı Osman Efendi; mirasçıları ile anlaşarak 1874 te eski medresenin enkazı üzerine hayır sahiplerinin de yardımları ile yeniden yaptırmıştır. 13 oda ve bir dershaneden oluşmakta olup ayrıca misafir ve ilim adamlarını ağırlamak üzere bir bölüm daha yapılmıştır. Bu durum, Küçük daireyi ulemanın toplantı ve tartışma yeri haline getirmiştir. Osman Efendi, yeniden ihya ettirdiği medresesini bin beş yüz kuruşluk vakfı ile de desteklemiştir. Müderris ve mütevelliliği vefatına kadar 1897 kendi üzerinde kalmıştır.

Osman Efendinin 1882 de 36 talebesi vardı. Bunlara ilk yıl Dürrünnaci, Mülteka derslerini okutur; ertesi yıl ise Tefsir-i Mir’at ve Molla Cami derslerini verirdi. Osman Efendiden sonra Müderris Oğlu Gilissiralı-zâde hacı Tahir efendi’dir (1862-1945) Milli Mücâdele dönemi Konya sının etkin şahsiyetlerinden olan Tahie Efendinin 1901 de 22 talebesi vardı. Tahir Efendi, Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti dahil birçok cemiyette yer alarak sosyal faaliyetlerin içinde bulunmuştur. Gilissiralı Medresesinde  Tahir Efendinin ağabeyi Gilissiralı Hacı Ali Efendi de müderrislik yapmıştır. Medrese 1924 ten sonra özel idarece saltığa çıkarılınca Hacı Tahir Efendi tarafından satın alınmıştır. Diye bahis var.

TAKVA / YENİ DAİRE MEDRESESİ,

Yine Karatay kitabının 620. Sayfasında Gilissiralı Hacı Ali Efendi Takva Yeni Daire Medresesi diye bahisle şöyle deniliyor.

Şerafettin Camiinin batı kıyısında idi. Gilissiralı Hacı Ali Efendi (ö.1939) tarafından 1880’li yıllarda yaptırılmıştır. Bir Dershane, 12 talebe odası Hacı Ali Efendinin vakfı olup ilk ve son müderrisliğini de kendisi yürütmüştür. 1901’de kırk talebesi bulunan medrese kuzey ve güneyinden geçirilen yol çalışmaları sırasında yıkılarak arsa haline getirilmiştir. Diye yukarıdaki Uz Hocamızın yazılarını teyit ediyor. Köyümüzün değerini yükselten bu değerli ilim adamlarımızı bizlerde rahmetle anıyoruz.

 

Yazarın kanaat notu.

 

Muhterem Zatın hakkında Anlatılanlar.

Benim doğduğum yıllarda ahirete irtihal etmiş olan köyümüzün medar-ı iftiharı olduğuna inandığımız Hacı Tahir Efendi Hocamızın zamanında devlet idaresi dahil kuvay-ı milliye üyeliği ve (Başkanlığı da) deniyor bir çok mevkide görev alarak büyük itibar ve saygınlık kazanmıştır. Bu muhterem Hocamız hakkında eskiden köyümüzden Konya ya göçmüş olan büyüklerimizden onun hakkında teferruatlı bilgilere haiz olan amcalarımızdan dinlediğim bazı menkıbeleri sizlerle paylaşmak isterim.

Ülkemiz 1. Dünya harbinden yenik çıkmış, ülke torakları itilaf devletleri tarafından bölge bölge şehir şehir, işgale uğramış İtalyan lara verilmiş olan bu mübarek Konya şehrimizde bu yabancı bir gurup askerin gelip yerleşmesi ile güya işgal edilmiş. Onca şehit verilip onca gazi kaldıktan sonra böyle bir oldubitti ile işgale uğrayan Konya mızın insanı bu işgali bir türlü hazmedememiş bunun için şehrin her yerinde yer yer isyanlar başkaldırılar yapılarak işgal kuvvetleri protesto edilerek tehdit ediliyormuş. Şehrin ileri gelenleri toplantılar yaparak bu sorunun çözümü için çare arıyorlarmış. İşte bu gece toplantılarının birinin sonrası gecenin bir nısfında herkesler evine çekilip yatağına girmiş ama bir tek yatmayan adam varmış oda işte cesur bilge vatansever hemşerimiz hacı Tahir Efendi hoca imiş. Oturduğu yerden kalkmış hiddetle evinden sokağa fırlamış elinde bastonu karanlıkta yürümüş. Onun azametli çıktığını gören cesur korkusuz kızı Şerife de hemen peşine düşmüş babasının. Hoca Efendi işgal kuvvetlerinin karargahına varıp komutanı görmek istediğini söylemiş ve dikilmiş komutanın karşısına. Baka komutan bu şehrin insanı şu gecenin bir vaktinde bile kaynayan bir kazan misali fokurduyor taşmak üzereler. Tiz zamanda askerlerini alıp bu şehri terk etmezsen olacaklardan biz şehir idarecileri mesul değiliz. Şu anda bile her köşede bir ışıltı bekleyen onlarca kadın erkek Konya insanı var ölümüne saldırmayı bekliyorlar. Der o sırada bu şiddetli tartışmayı korku ile dinleyen işgal askerleri o köşeden o köşeye babasının hareketlerini takip eden kızı dikkatle izlenmiş ve Hoca oradan ayrıldıktan sonra komutana Bu Hocanın dedikleri doğru her köşe adam doluydu demişler. İşte o gecenin verdiği kaos ve korkuyu içine sindiremeyen işgal kuvvetleri komutanı kurtuluşu şehri terk etmede bulmuş ve Konya dan bir gecede ayrılıp gitmişler derdi köylü büyüklerimiz.

Daha başka birçok cesurlukları hakkı koruyan işleri var hoca efendinin örneğin deli başı isyanında haksız yere iki dudağın suçlayıp idam edilmek üzere olan suçsuz insanlara yardımda bulunarak Konya da ve civar köylerden bir çok masum kişiyi ipten kurtardığına dair menkıbelerini dinlediğim Hocamızın o anılarını da yakında bilginize sunacağım buna dair bilgileri yazımına devam ettiğim GİLİSSİRALI ABBAS hoca tefrikasında bulacaksınız sağlıcakla kalınız

 

Avukat merhum Naim Gilissiralıoğlu.

 

Ben adı geçen köylülerimiz olan Gilissiralıoğullarından merhum avukat Naim Gilissiralı oğlu ile 1970 li yıllarda görüşüp tanıştım. Merhum Naim amca çok bilgili bir avukattı,  kayalı parkta bu günkü merkez postanesinin arka kısmında cami yanında bir yazıhanesi vardı köyümüzde çok vukua gelen köyler arası kavgalardan birini yaşamış kavga esnasında muhtarımız atılan tüfek saçmaları ile yaralanmıştı nasıl oldu ise haklı olduğumuz davamızda haksız duruma düştük silahı atan karşı köylü şahıs suç aleti silahı ile yakalandığı halde hakim tarafından serbest kalmış bizimde bir hayli moralimiz bozulmuştu. Naim amcanın yazıhanesinin hemen yakınında merkez Jandarma komutanlığı vardı buradan çıktık hüzünlü bir şekilde giderken Naim amca tanıdığı köyümüz muhtarını çağırdı. Ne o len zeybek Ali’sinin oğlu selam sabah uyok canın sıkkın galiba deyince muhtar ne olacak sizin gibi avukat hemşerimiz var ama bir faydanız yok köy b…kuna silah ile yaralandık bizi vuran adam serbest bırakıldı bizde saçma acısını içimize attık köye doğru devam ediyoruz deyince kolumuzdan tuttu yazıhanesine aldı çay söyledi. Elinde çantası ile sanırım adliyeye gidiyordu. Suçlunu adını ve köyünü söyleyin dedi söyledik, bir dilekçe yazıp elimize verdi bunu hemen şimdi savcılığa verin gidin bu gün o adamı tutuklattıracağım şayet tutuklamazlar ise gelin o zaman bana istediğiniz sitemi yapın dedi. Ayrıldık ama ummuyorduk ne yalan söyleyim daha biz Konya dan ayrılmadan adamın derdest edilip apar topar tutuklanıp getirildiğini duyduk bu tutuklamadan sonra Naim amcanın dediği çıktı kırk gün içerde yattı sonra mahkeme edildi 6 ay ceza aldı. Naim amcanın bu mesleğinin dışında dağ merakı av merakı da vardı. Örneğin Konya mızda bozdağ da yayılan yaban koyunlarını araştırıp devlete bilgi verip Konya da bozdağ a adapte dilmesi onun bir eseridir. Ayrıca Naim amca doğal ve bitkisel meyvelerden otlardan şifalı olanları bulur şifalarını bilakis deneme yapar sonra halka bilgi verip uygulatırdı. Bir tanesi şu idi hiçbir işe yaramaz diye bildiğimiz ardıç ağacının (ardıç giliği) meyvesinin kaynatılıp lapa yapıldıktan sonra sıcak olarak karın üzerine sarılınca karındaki su toplanmasını soğuk içilen suyun midye dikilmesini hemen anında alır ve şifa verir derdi. daha birçok şifalı otları doğadan toplayıp getiri onların şifalarını üzerinde dener sonra halkın bilgisine faydasına sunardı, bu meziyetlerini bizzat kedisinden dinlemişimdir.

Oğulları Tahir Gilissiralıoğlu Makina mühendisi idi artık emekli oldu Konya da ikamet ediyor. Oğlu Ali Gilisisralıoğlu ise matematik öğretmeni. Kızı Rahime Hanım ise mimar mühendistir. Naim amcanın muhterem e eşi sağdır Allah sağlıklı uzun ömür versin sağlıcakla kalınız.

Araştırma-Derleme:  ismail DETSELİ 

 
Sonraki >
Advertisement