Dernek Hesabı

 
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
Anasayfa arrow Hikaye ve Masallar arrow Allıkavağın Hikayesi
Allıkavağın hikayesi Yazdır E-posta

  Katkılarından dolayı Sayın Durdane Erkan'a teşekkür ederiz.

 

 Allı Kavağın Hikayesi

 

 

Köyümüzde, boğazında al (kırmızı) tülbent olan hanımlar yeni evlenmiş demektir. Bu al tülbenti iki üç ay boyunca başlarına bağlarlar.

Yine yeni evli bir gelin, sabah namazı vaktinden önce kalkar. Evde doldurulması gereken testileri alarak pınara su dolmaya gittiğinde çeşmenin yanındaki kavak ağacının secdeye eğilmişçesine yere kapandığını görür. Bu duruma hayret eder ve olağan üstü bir hal olduğunu anlar. Seher vaktine has güzel anlardan biri olduğunu kavrar ve bu durumu evdekilere haber vermeye gitse seher vaktinin geçeceğini bildiği için buna fırsatı olmayacağını anlar. İçinde bu durumu anlatmak için aşırı istek vardır. Daha sonra anlatsa kimse inanmayacak veya tereddüt edeceklerdir. O yüzden aklına çok ilginç bir fikir gelir. Boğazındaki alı çıkarır ve kavağın en uç noktasına bağlar. Böylece çıkması imkansız olan bir noktaya tülbenti bağladığı için anlattıklarına herkesin inanacağını düşünür. Nitekim o gün kavağın tepesinde tülbenti gören herkes hayretler içinde kalır.

İşte bu yüzden o kavağın olduğu mevkiye “Allı Kavak” denir. Bulunduğu mahalleye de “Allı mahalle” denir.

 
Advertisement