Dernek Hesabı

 
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
Anasayfa arrow Hikaye ve Masallar arrow Eğer Kaya'nın Hikayesi
Eğerkaya'nın Hikayesi Yazdır E-posta

Katkılarından dolayı Sayın İsmail Detseli'ye teşekkür ediyoruz.

 

 

Eğer Kaya'nın Hikayesi

 eğerkaya

Yakın zamanlara kadar bizim köyümüz Gilissira da bir çok alimler yetişmiş bunlar horasandan gelmiş olan göçerlerin torunlarıdır. Hepside dini ve ilmi bilgilerle doludurlar. Bunların ataları daha bilgili oldukları için birbirlerine üstünlüklerini bazı kerametler göstererek belirtirlermiş.

İşte böyle bir zamanda bir Cuma günüdür. O yıllarda Cuma Namazı kalabalık olan bir köyde veya şehir hükmündeki yerlerde kılındığı için Evliya Köyü İlyas Baba Tekke köyü civar köylüler Cuma Namazını Gilissıra'da kılarlarmış. Bu nedenle Cumaya gidecek olan her köyün aliminin birbirlerine keramet gösterme fırsatı doğarmış. Evliya Köyündeki kutbül-akdab (ilimde ileri olan şahıs) Muhammed Arif vardır. Bu alim dağdan bir kurtu çağırıp kendisini Gilissıraya Cumaya götürmesini emreder. Kurt emre uyar ve üstüne binen alimi İlyas Baba Köyündeki alimin yanına getirir. Böylece ona kurt u kendisine itaat ettirdiğini gösterir. O köydeki alimde bir ayı çağırır dağdan. O da ona emir verir. Ayı da onu alır Gilissira'ya doğru yola çıkarlar. O sırada Gilissira'nın alimi olan şahıs Menevlik denen mevkide tarlada çalışmaktadır. Bunların hareketlerini görünce içinden hafifçe gülümser ve tam yanından geçerlerken onlara seslenir : “Durun, o canlı mahlukları bırakın da beni bekleyin” der.

Misafir alimler biraz mahçup, ellerindeki kurt ve ayıyı serbest bırakırlar. Gilissiralı namaz kıldıracak olan imam ve hatip alim abdest alır, “gelin yanıma nasılsa imamınız benim” der ve büyük bir kayaya seslenir : “Gel ya mübarek” der. Kaya emre itaat eder ve alimin yanına gelir. Kayanın üstüne biner, onlara “sizde arkama binin” der. Daha sonra alim kayaya “yürü ey kaya bizi Cuma Namazına götür” der. Altlarında kaya hareket eder. Köyün altına doğru yakınlaşınca “dur ya mübarek” der. Kaya durur, “inin” der. Hep beraber inerler. Misafir alimler kayaya bakarlar ve görürler ki kayanın üstü eğer şeklini almıştır. Alim, misafir alimlere manalı şekilde bir bakış atar ve der ki “Canlıya herkes hükmeder, önemli olan cansıza hükmedip ona emrini tutturmaktır.” Köye doğru yaklaşırken misafir alimler derler ki :” Üstünlüğünü kabul ettik ama bizi yormasaydın da o kayayı camiye kadar çıkarsaydın olmaz mıydı?” deyince “Buraya kadar çıkarsaydım insanlar görürdü ve sonra bu kayaya taparlardı. Onun için çıkarmadım.” der. Bu kayanın durduğu yere halen köyümüzde Eğer Kaya mevkii denir. Bu taş daha sonra içinde bulunduğu tarla sahibi tarafından kırılarak tarlanın etrafına duvar olarak çekilmiştir.

Bu Gilisıralı isimsiz alim köyümüzün Allı Mahalle kısmında Kete Küllüğü'nün ağzındaki Uzun Kaya'nın olduğu yerde yaşamakta imiş. Şimdi köylüler çocuğu olmayan kadınları, yavrusuna bakmayan koyun ve keçileri dua okuyarak bu kayanın etrafında dolandırırlar, kadınların çocuk doğurduğuna ve hayvanların yavrularına merhamet gösterdiğine inanılır. Günümüzde bu Uzun Kayanın üstünde İsmigilin odası diye bilinen misafir odası bulunmaktadır.

 
Advertisement