Dernek Hesabı

 
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Ören yerlerinin beklemeye tahammülü yok
Ören yerlerinin beklemeye tahammülü yok Yazdır E-posta

Karun Hazinesi'ne ait kanatlı denizatı biçimindeki altın broşun, Uşak Arkeoloji Müzesi'nden çalınıp yerine sahtesinin konulması müzelerdeki güvenlik açığını bir kez daha gündeme getirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı soruşturmanın devam ettiğini söylerken, Karun Hazinesi'nin Türkiye'ye kazandırılmasında emeği geçenler ise hırsızlık olayına haklı olarak daha fazla tepki gösteriyor. Ülkemiz müzelerinde çok değerli kültür hazineleri sergileniyor, ancak gelişmiş teknolojilere dayalı güvenlik sistemleri ne yazık ki hala yok.

Müze ve ören yerlerinin değişmez sorunlarından olan temizlik, havalandırma, tuvaletler, mağazalar ve kafeler kültür turizmi hareketinin başladığı şu günlerde yine kendini göstermeye başladı. Profesyonel turist rehberi meslektaşlarımızdan bize gelen şikayetler arasında yer alan 'Efes Müzesi'ndeki kapalı tuvaletler' sorunu bunun en güncel örneği diyebiliriz. Durumu yetkililere şikayet eden rehberlere 'Tuvaletler arızalı değil, sadece bakım yapılıyor' gibi traji-komik açıklamalar yapılıyor. Turizm sezonu başlamadan yapılması gereken tadilat işleri hala sürüyor. Türkiye'nin en popüler müzelerinden Topkapı Sarayı Müzesi'nde de benzer bir sorun yıllardır var. Sadece girişte ve içerde iki ayrı noktada tuvalet bulunuyor; tuvalet kuyruğu hiç eksik değil, üstelik tuvaletleri temiz de bulamıyorsunuz. Günde binlerce turist ağırlayan Efes ve Topkapı gibi müzelerdeki bu tür bir aksaklığı turistlere nasıl açıklarsınız?

Müzeler ve ören yerlerindeki sorunlara bir başka örnek ise Perge antik kentinden verebiliriz. Gerek antik kentin girişinde gerekse içinde, yerlere açtıkları sergilerle o yöre ile hiç ilgisi olmayan ürünleri olur olmaz yöntemlerle satmaya çalışan yöre insanlarıyla ilgili sorun bu sezon da devam ediyor. Oysa Perge'nin otoparkına kurulacak çevreye uyumlu modern standlarla satıcıların uygar koşullarda ürün sunmalarını sağlamak çok mu zor?

Öte yandan kültür turizminin merkezleri olan müzeler ve ören yerlerimizdeki hediyelik eşya ve mağaza sorunları da sürüyor. Bugün Türkiye'nin dört bir yanındaki onlarca müzenin içinde ya uygun bir satış mağazası yok ya da var olanlar yetersiz. İki yıldır Bakanlığın bu konuda adım atmasını bekliyoruz.

Tadilat yapılacak bahanesiyle kapıları ziyaretçilere kapatılan müzeler, tuvaletine girilemeyen, bahçeleri çöplük haline gelmiş ören yerleri Türk turizmine yakışmayan görüntüler oluşturuyor. Zarar gören mozaikler, kırık camlardan giren kuşların yaptığı yuvalar, çatlayan sıvalar, dökülen boyalar müzelerin sorunlarından yalnızca birkaçı.

2004 yılında yürürlüğe giren 5226 sayılı 'Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun' müzelerin yeniden yapılandırılmasını gündeme getiriyordu. Bu düzenlemenin son durumu hakkında net bir bilgiye sahip değiliz. Buna göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı, prehistorik çağlardan bugüne yaşamış uygarlıkların izlerine ev sahipliği yapan 19 müzeyi 'Ulusal Müze' olarak belirleyecekti. Bir ara da müzelerin işletmesinin özel sektöre devredilmesi konusu gündeme gelmiş, birçok tartışma yapılmıştı. Bütün bunlar konuşulan ama somut adım atılmamış düzenlemeler. Oysa müzelerin ve ören yerlerinin beklemeye tahammülü yok!

Müzelerimiz ve ören yerlerimiz bir an önce sağlıklı bir altyapıya kavuşturulmalı, gerekli düzenlemeler yapılmalı. Sahip olduğumuz kültür varlıklarını ziyaretçilere en güvenli ve çağdaş koşullarda sunmak zorundayız. Aksi takdirde kültür turizminin geliştirilmesi konusunda söylemlerimiz yalnızca sözde kalacak.

Şerif Yenen
TUREB BAŞKANI

 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement