Dernek Hesabı

 
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Konya Tarihi ile Tanınıyor
Konya Tarihi ile Tanınıyor Yazdır E-posta

 

Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine ait 500’e yakın eserin bulunduğu, 9 bin yıllık tarihe beşiklik eden tarih ve kültür şehri Konya, turizmde sadece Mevlânâ Müzesi, İnce Minare ve Karatay Müzesi ile tanındığı için yeterince yabancı turist çekemiyor.

 

Binlerce yıldır yerleşim alanı olarak kullanılan Konya, bünyesindeki turizm potansiyelini, önemli oranda gelirin sağlandığı tarım ve sanayide olduğu gibi değerlendiremiyor.

Yeryüzündeki en eski yerleşim birimi olduğu belirtilen 9 bin yıllık Çatalhöyük, 5 milyon yıl önce volkanik patlama sonucu oluştuğu sanılan, güzel görünümü sebebiyle ‘’Dünyanın Nazar Boncuğu’’ olarak nitelendirilen Meke Gölü, erken Hristiyanlık dönemine ait önemli eserlerden Kilistra Antik Kenti ve Sille gibi tarih ve kültürel hazinesine sahip Konya, bugün Hititler’den Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine kadar yüzlerce eseri bünyesinde barındırıyor.

‘’Tarihlerin buluştuğu kent’’ olarak da tanımlanabilecek, uzun yıllar Selçuklu’ya başşehirlik yapan ve aynı zamanda ‘Mevlânâ Şehri’ olarak bilinen Konya, turizmden, sadece Mevlânâ Müzesi sayesinde, potansiyelinin çok altında yararlanabiliyor. Her yıl Konya’ya gelen turist sayısı, Mevlânâ Müzesi’ndeki ziyaretçi rakamlarından yola çıkılarak belirleniyor.

 

“İYİ VİTRİN YAPILMAZSA YABANCI

TURİST HAYAL OLUR”

 

Bugün Mevlânâ Müzesi’nin yanı sıra erken Hristiyanlık döneminin önemli merkezi olan Sille ve Kilistra Antik Kenti ile inanç turizminin en önemli yerlerinden biri konumuna ulaşabilecek Konya’nın, tanıtımdaki yetersizlik sebebiyle yıllardır üzerine düşen payı alamadığını belirterek, şunları kaydetti: ‘’Turlar, Kilistra’ya gelmek istiyor, Meke Krater Gölü ve Çatalhöyük’ü gezmek istiyor. Ancak bazı turları bu bölgelere götürdüm. Buralarda insanların acil ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri tuvalet, hatta bir damla içecek su bile yok. Buralarda çay içilecek yerlerin, ihtiyaçların giderilebileceği en azından seyyar tuvaletlerin yapılması artık zorunluluk haline geldi. Çevre düzenlemesi yapılmadığı için iyi görüntü sergilemiyorlar. Bunlar sadece birkaç örnek. Konya’yı dünyaya açacak tarihi ve kültürel değerlerle vitrine çıkamıyoruz. Şu gerçek ki, iyi vitrin yapılmazsa yabancı turisti beklemek hayal olur.’’

Şahiner, Konya’da Mevlânâ Müzesi dışındaki 5 önemli unsur olan Çatalhöyük, Meke Gölü, Kilistra ve Sille ile Beyşehir’deki tarihi yerlerin çevre düzenlemesi ve restorasyonunun yanı sıra ciddî anlamda tanıtım da gerektiğini belirterek, bunlar sayesinde şehire gelecek turiste dünyanın tek tarım anıtı olan İvriz Kaya Kabartması’nı, yeraltı şehirlerini, kaya oyma kiliseleri, Hititler dönemine ait eserleri, Selçuklu dönemine ait 101, Beylikler dönemine ait 130 ve Osmanlı dönemine ait 224 eserin de tanıtılabileceğini bildirdi.

Çevre düzenlemesi mutlaka yapılması gereken bu yerlerin fuarlarda tanıtımının yapılması durumunda Konya’ya gelen turist sayısının milyonlarla ifade edilebileceğini vurgulayan Şahiner, ‘’Turizm olmadan kalkınma olmaz. Bugün Konya’daki oteller, fuarlar sayesinde doluyor. Esnaf fuarlar sayesinde iş yapıyor. Biz oteller turizmle dolsun, alış veriş yapılsın istiyoruz’’ dedi.

Şahiner, Konya’daki kamu kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütlerinin şehrin gelirinin artırılması, daha fazla yabancı turistin bölgeye çekilmesi amacıyla işbirliği içinde çalışması, özellikle öne çıkması gereken tarihî ve kültürel yerlerin turizme hızlı şekilde tam anlamıyla kazandırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement