Dernek Hesabı

 
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
Anasayfa arrow Ziyaretci Defteri
Ziyaretci defterine bak

Ziyaretci defterimizi imzalayanlar

Ziyaretci defteri girislerinde ara - Ziyaretci defterini imzala

Göster # 

İSTANBUL DERNEK
11-07-2010

İSMAİL DETSELİ,NİN 12.07.2010 YAZISI

Köylülerimle İstanbul’da hasret giderdim


Tam bir yılı aşkındır davet ederler, İstanbul’da ikamet eden köylülerim.

 

Köyümüz ve civarı birkaç köyü temsil eden Gökyurt Tekke Kumrallı Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin genç ve dinamik başkanı Sayın Eyüp Cığal ve yönetim kurulu üyeleri derler ki: İsmail abi İstanbul da büyüyüp yetişen genç köylülerimiz sizin internet ortamında okudukları şiir ve yazılarını beğendiklerinden seni bizzat İstanbul’a gelerek gençlerimize ve bizlere bir konuşma yapmanız, köyümüzü eski yeni haliyle ve hatıraları ile 50-60 yıllık geçmişinden bize bir şeyler aktarsanız diye.

İşte bu vesile ile geçen hafta 4-Temmuz 2010 Pazar günü onlarla İstanbul’a 80-90 km uzaklıktaki Çatalca’nın harika ormanları içerisinde bulunan İhsaniye köyü piknik alanında yıllarca görmediğim köylüm hısımım akrabam olanlarla ve benim editörüm, gazetemiz Memleket’in eski yazı işleri müdürü olan sevgili Hakkı Biçer ile beraber bir güzel gün geçirmenin ve Konya usulü pilav ve bamya çorbası irmik helvası yemenin mutluğu yanında onların bu arzu ve isteklerini yerine getirebildiğim için çok çok sevinçliyim.

EFSANE ŞEHİR İSTANBUL

İstanbul’a vardığımda şehrin reklam levhalarında bu vardı: Efsane Şehir sergisi tanıtımı… Sabancı Müzesi’nde efsane şehir İstanbul’un 8000 yılı…

Bu dünya güzeli şehrin 8000 yıldan önceki efsane güzelliği, doğallığı gözümün önüne gelince duraksadım şöyle bir. Derin derin düşündüm. Hülyalara daldım…

1958-1960 yıllarında bu şehre taşra şehirlerinden akın akın gelen Anadolu insanlarının çilekeş ama sevgi dolu, sabır dolu, o zamanın bu güne göre ilkel sayılacak otobüsleri ile 15 saat kadar süren şehirler arası yolculuklarını anımsadım.

Bu da nereden çıktı şimdi… 2 Temmuz’da İstanbul için uçak bileti aldım. Uçuş salonuna girince “filan saate İstanbul Konya seferini yapacak olan uçak geciktiğinden Konya İstanbul seferini yapacak uçakta 50 dakika rötarlı kalkacaktır” anonsu yapıldı

Rötar bitti kalkış zamanı uçaktayız. Uçak yine durdu, kaptan pilot un sesi duyuldu: Askeri hava trafiğinden dolayı 15 dakika geç kalkacağız özür dileriz. Derken o da geçti yine kalktık ve öğleden önce İstanbul’a indik. Kalkışta rötar, uçuş hepsi azami iki saatti. Ben 1961’de İzmir’den İstanbul’a, Konya’dan İstanbul’a veya İzmir’e yaptığım bir otobüs yolculuğunu ve o neşeli havalarımızı ve saatlerce süren yolculuğu dün gibi hatırlıyordum.

Yolculuk yapmakta olduğumuz araç zamanın en iyi otobüsü ama teyp yok, pikap yok, plak yok, kasetçalar, cd yok, ama o zamanki firmaların en çok rağbet ettikleri ön koltukta oturan bir hostes kız var mutlaka. Otobüs hınca hınç dolu müşteri ile hatta aralarda bile tabureden seyyar oturaklar var. Yol uzun en az 13-15 saat sürer. Yolculardaki samimiyet ise görülmeye değer. Sanki ya cezaevi arkadaşları, ya asker arkadaşları ya da hastane arkadaşları birbirlerine adres alıp vermeler, samimi gülüşler, davranışlar.

Yol böyle devam ederken artık ya öğle sıcağı baskısı sarmıştır insanları ya da gecenin uyku saatidir. Kaptan beyin sesi yankılanır otobüsün içinde: Sayın yolcularımız iyi türkü bilen sesi iyi olan var mı içinizde? Ben benim gibi hevesli başkaları hemen çıkıyoruz: Varım abi… “Şöyle öne doğru gel delikanlı”. Hemen koşuyorum kız hostesin yanına… Yaşım 16-17… Mikrofon da yok ses iletecek. Hemen yolculara doğru dönüyorum o gece veya gündüz yolculuk bitinceye kadar sesim yettikçe bütün bildiğim TSM ya da THM ne biliyorsam hepsini çığırıyorum. Alkışlar yükseliyor otobüsün içerisinde.

Otobüs şoförü yol kıyısında bildiği bir çeşmede duruyor, su dolduruyoruz… O onunla boğazımız yağlanıyor... Mola verdiğimiz akaryakıt istasyonlarında hemen yolcular etrafımı sarıyor, türkü şarkı söyleyene övgüler yağdırıyor. Kaptan ise baş köşeye alıyor, yemekler çaylar kaptandan geliyor önümüze… Sonra yolcu arkadaşlar hanımlar beyler, adreslerimizi alıyorlar, telefon filan çok yok o zamanlar, ama mektuplar var inanır mısınız? Öyle yolculuklardan kurulu arkadaşlıklarımdan çok mektuplar aldığım vakidir.

 

İSTANBUL’UN GECELERİ, GÜNDÜZLERİ…

Ay ışığında sırtında parıl parıl parlayan güğümü, üzerinde beyaz elbisesi başında beyaz dalgalı şapkası ile önünde bağlı özel kuşağında dizili bardakları ve yine önlüğün cebinde sarı leblebileri olan “bozaaaaaa hadi bozacı geldiiiii” diye seslenen adamlar vardı. Zamanın aileleri çok çocuklu idi. Bugünkü birçok İstanbullu gibi 1 çocuk 1 köpekli değildi. Herkes en az 4-5 çocuk sahibi onların rızkını temine çalışıyorlardı.

Bozacı bozaları ve önlüğünden çıkardığı leblebiden de birer avuç verir, “50’şer kuruştan 2 lira abla” derdi sıraya öbür komşu geçerdi.

Gündüzleri o eski İstanbul’un paket taşı döşenmiş sokaklarında ahşap tarihi evleri arasında dolaşan sokak satıcıları vardı. Sırtında zembili zeytinyağı çiçek yağı satıcıları…. Elinde güğümü ile kimleri süt satar, kimileri omzuna aldığı sırık ile kenardan aşağıya doğru sarkıttığı iplerle bağlanmış tablaların üzerine yoğurt tepsilerini koymuş yükün altından inleyerek “yortçuuuu” diye bağırır. Mahalle sakini hanım kapıya çıkar veya yukardan sepeti sarkıtır “yoğurtçu kardeş bir kilo yada yarım kilo ver” der.  Yoğurtçuda okka terazi yoktur elinde bir keskin kepçesi vardır. Tepsiden bir keski alışı yarım okka iki keski alışı bir okkadır. Kalpler temiz… Alan razı satan razı… Öbürü yağcıya seslenir “yağcı şu şişeyi doldur, bu hafta param yok, haftaya gel yaz hesabıma” ya da “beyim çarşıdan verecek dükkana uğra” der. Esnaf “tamam abla” diyerek karşılık verir, bir başka kadın bu samimiyeti görüp seslenir “yağcı kaç kuruş yağın kilosu” diye sorar, “3 lira abla, sabun da var zeytin de var abla istemez misin?” diye soran satıcıya “Yok, kardeşim param yok, sonra alırım” derdi.

İnsanların kalbi tertemizdi. Kimsede hile hurda yok. Alan satana itimat eder…

Şimdi baktım bunlar hep hayal olmuş… O sokaklar insan kalabalıkları… Araba yığını… Yollarından sokaklarından geçmek mesele… Efsane İstanbul eskiden daha bir başkaydı….

Ya o günün seyyar arabaları ile sebze meyve satıcılarından tek tük kalmış o da taşralı sokaklarında…

İnsanların çirkinleştirdiği ana caddeler, refüjlerin arasında yolun ortasına fırlayıp elinde birkaç pet şişe ile kadın çoluk çocuk genç su satıcıları hayatını hiçe sayıp atlıyor yolun ortasına… “Soğuk su diye” bağırıyor, belediye otobüsüne bir duraktan binip öbüründe iniyorlar…

Bir başka çirkin görüntü yollarda ilerleme güçlüğü çeken aracın önüne geçen bir kadın veya kız, oğlan… Elinde kısa saplı bir fırça, bir pet şişe cama yapışıyor “yıkarım” diye berbat ediyor. “Yıkama istemem” dersen bir fırça darbesi vuruyor ön cama, kaçıyor…İnsen inemezsin kalabalıkta tutamazsın… İşte böyle gördüm İstanbul’u… Bu ise efsane kalsın istemem…

Bana o 50-60 yıl önceki İstanbul’umu ve o saf, samimi hile-hurda bilmeyen insanlarını getirin efsaneyi göstereyim sizlere…

Ziyaretci
10-07-2010

GÜNÜN SÖZÜ
İlim mirasın hayırlısıdır, Edep sanatın hayırlısıdır, Takva ağızın hayırlısıdır, İbadet sermayenin hayırlısıdır... HZ.ALİ

Ziyaretci
08-07-2010

Kandil Tebriği

Bütün İslam Aleminin ve değerli hemşehrilerimizin mübarek Miraç Kandilini kutlar, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ederim.

Çerezci Ramazan TURAN'ın torunu Güven TURAN.

Ziyaretci
08-07-2010

Kandil Mesajı

Bütün İslam aleminin ve hemşehrilerimizin Mübarek Miraç Kandilini kutlar, esenlikler ve sağlıklar dilerim.

Çerezci Ramazan TURAN'ın eşi Hatice TURAN ve oğlu Ahmet (Yalçın) TURAN ve eşi.

Ziyaretci
07-07-2010

teşekkür
istanbul derneğimizin yapmış olduğu piknik şölenine katıldım çok keyif aldım 40 senedir ghörmediğim akrabalarımı ve arkadaşalarımı köylülerimi görmenin hazzını yaşadım böyle bir organizasyonu gerçekleştirenlere başta dernek başkanı Eyüp cığal eski başkan Hasan ateşçi ve bütün yönetim kurulu üyelerine köylülerime arkadaşlarıma çok çok teşekkür ederim. ayrıca gazetemedeki köşe yazıma yorum yazarak beni pikniğe katılımımdan dolayı onore eden Hasan ateşçiye ve site ziyaretçi defterimize not düşerek yine katılımdan dolayı teşekkür eden mevlüt karataş a kitaplarımdan alarak beni destekleyen tüm değerli hemşerilerime teşekkürü bir borç bilir herkese saygılarımı sunarım şair yazar İSMAİL DETSELİ

Mevlüt Karataş
06-07-2010

Tekzip
     Yazmış olduğum taziye mesajında ATEŞ olması gereken soyadını sehven ATEŞCİ olarak yazdım özür dilerim..       Mehmet ATEŞCİ abimize allah uzun sağlıklı mutlu bir ömür nasip etsin...                                                             Mevlüt KARATAŞ

Ziyaretci
05-07-2010

MEVLÜT KARATAŞ

Hemşerilerimiz den ahirete irtihal ettiğini öğrendiğimiz,Atiye hanım efendi ve Mehmet Ateşci beyefendiye allahtan rahmet ve mağfiret dilerim.Tüm aile efradına eş dost arkadaş hemşerilerinede sabrı cemil niyaz eder taziyelerimi   arz ederim                                                                                 Mevlüt Karataş

 

     Çatalca daki Geleneksel pilav gününde maddi katkılarını esirgemeyen Merhum MEHMET TURAN beyefendinin hayat arkadaşı ve mahdumlarına teşekkür ederim.Cenab-ı allah hayırlarını kabul ve makbul eylesin.Bu organizasyona iştirak eden tüm misafirlerimize akraba ve hemşerilerimizede teşekkürü borç biliriz.

Konyadan teşrif eden İsmail DETSELİ ağabeyimize ve misafir arkadaşlarına katılımları,hoş sohbetleri bizleri onurlandırmaları sebebiylede teşekkür ederiz.  

 

 

EYÜP CİĞAL
05-07-2010

BAŞSAĞLIĞI

VEFAT EDEN DEĞERLİ HEMŞERİMİZ HACI GALİP KADIOĞLU NUN KIZI ATİYE HANIMA VE MEHMET ATEŞ E ALLAH (CC)RAHMET DİLER GERİDE KALAN KEDERLİ AİLESİNE SABIRLAR DİLERİM.                          

         KONYA GÖKYURT TEKKE GOMRALLI  KÖYLERİ                                            TANITIM ve YARDIMLAŞMA DERNEĞİ  BAŞKANI

 

ENVER GÜNEŞ
05-07-2010

Başsağlıgı
Vefatını ögrendigim H.Galip KADIOĞLU nun kızı Atiye kardeşime allah rahmet etsin mekanı cennet olsun.Geride kalan annesine ve kardeşlerine sabırlar temenni ederim.

Şaban KARABAĞ
04-07-2010

Pikniğe teşekkür......
Bu seneki piknik organizasyonu gerçekleştiren dernek başkanımız Eyüp ÇIĞAL a, tüm yönetim kurulu üyelerine maddi destek sağlayan rahmetli Mehmet TURAN'ın ailesine , Üsküdar tarafının otobüslerini ayarlayan Rafet DEMİR'e piknik alanında hizmet eden herkese otobüs kaptanımız Yaşar kaptana adını unuttuğum  ve  emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.. Birlik beraberlik  içerisinde nice pikniklere......Saygılarımla herkese selamlar...................Saralı Musanın torunu Şaban KARABAĞ ve Ailesi

Mehmet ARMAĞAN
03-07-2010

Vefat

Sevgili Dayımız Hacı Galip KADIOĞLU'nun kızı ATİYE  kardeşimizin, yakalandığı amansız

hastalığa yenik düşerek Hakk'ın Rahmetine kavuştuğunu az önce öğrendik. Atiye'mize

 Allahtan rahmet  geride bıraktıklarına da sabırlar dileriz. Başımız sağ olsun ! . .

.                                                                               Mehmet ARMAĞAN

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Ziyaretci
01-07-2010

başsağlığı
haydarın mehmet abime allahtan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyorum 

EYÜP CİĞAL
29-06-2010

TEŞEKKÜR

BU YILKİ GELENEKSEL PİLAV GÜNÜNDE BABALARININ HAYRI İÇİN YEMEGİN

VERİLMESİNDE MADDİ KATKILARINI ESİRGEMEYEN MERHUM MEHMET

TURAN'IN(ECİK MEHMETİ) EŞİ  VE KIZLARINA KATKILARINDAN DOLAYI

TEŞEKKÜR EDERİZ.

                                                  

                                        KONYA GÖKYURT TEKKE GOMRALLI

                             KÖYLERİ TANITIM ve YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 

                                                        YÖNETİM KURULU ADINA

                                                                  EYÜP CİĞAL

EYÜP CİĞAL
29-06-2010

4 TEMMUZ 2010 PAZAR (GELENEKSEL PİLAV GÜNÜ)

4 TEMMUZ 2010 PAZAR GÜNÜ KONYA GÖKYURT TEKKE GOMRALI DAYANIŞMA

VE YARDIMLAŞMA DENEGİNİN  KONYAYA ÖZGÜ YEMEKLERİN YAPILDIĞI

GELENEKSEL PİKNİGİ VARDIR.PİKNİK YERİ GEÇEN SENELERDE OLDUGU GİBİ

İHSANİYE KÖYÜ PİKNİK ALANIDIR.TÜM HEMŞERİLERİMİZ  DAVETLİDİR.

İNTERNET SİTESİNE GİREMEYEN HEMŞERİLERİMİZEDE LÜTFEN HABER

VERİN.4 TEMMUZ 2010 PAZAR GÜNÜNE LÜTFEN NİKAH-NİŞAN GÜNÜ

ALMAYIN.BU SENE SİZLERİNDE DESTEGİYLE DAHA FAZLA BİR KATILIM

İSTİYORUZ.OTOBÜSLE GELECEK HEMŞERİLERİMİZ LÜTFEN DERNEK  

YÖNETİMİYLE BAGLANTI KURSUNLAR.

SAAT 08:00 DE PİKNİK ALANINDA OLUNACAK.

SAAT 08:00-09:00 ARASI KAHVALTI YAPILACAK. (HERKEZ KENDİ GETİRİYOR)

SAAT 09:00-10:30 ARASI GELENEKSEL OYUN ETKİNLİKLERİ YAPILACAK.SAAT

10:30-12:00 ARASI VOLEYBOL TURNUVASI YAPILACAK.SAAT

12:00-13:00 ARASI ÇAY İÇİLİP SOHBET EDİLECEK.SAAT

13:00-14:00 ARASI ÖĞLE NAMAZI VE KURANI KERİM OKUNACAK.SAAT

14:00-15:30 ARASI ÖĞLE YEMEĞİ.

YEMEK MENÜSÜ:GELENEKSEL KONYA YOĞURT ÇORBASI-ETLİ PİLAV-    

BAMYA ÇORBASI- İRMİK HELVASI-PİLAV SAAT

15:30-17:00 ARASI OYUNLARSAAT

17:00-17:30 ARASI İKİNDİ NAMAZISAAT

17:30 DAN SONRA SERBEST  

                          KONYA GÖKYURT TEKKE GOMRALLI

                   KÖYLERİ TANITIM ve YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 

ismail detseli
29-06-2010

vefat

ilyasbaba tekke köyünden MEHMET ATEŞ haydarın mehmet vefat etmiş cenazesi 29 06 2010 günü kurtuluş mezarlığında toprağa verilmiştir. merhuma Allah'tan rahmet ailesine başsağlığı dilerzi mekanı cennet olsun

ismail detseli

EYÜP CİĞAL
27-06-2010

BAŞSAĞLIĞI

VEFAT EDEN DEĞERLİ HEMŞERİMİZ ALİ GÜNDÜZ,E ALLAH (CC)RAHMET DİLER GERİDE KALAN KEDERLİ AİLESİNE SABIRLAR DİLERİM.

                                         İSTANBUL GÖKYURTLULAR DERNEK BAŞKANI

Ziyaretci
25-06-2010

SAVAK42
     SEVGİLİ KARDEŞİM 70 YILLIK ARKADAŞIM H.ALİ GÜNDÜZ'ÜN  VEFATI DOLASIYLA ÜZÜNTÜM SONSUZDUR.MERHUME ALLAHTAN  RAHMET, YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI DİLERİM.CENAZESİ 26.06.2010 CUMARTESİ GÜNÜ NALCACI -PARSANA CAMİİNDEN ÖĞLE NAMAZINI MÜTEAKİP MUSALLA MEZARLIĞINA DEFNEDİLECEKTİR.                                                       ALİ YEĞENOĞLU

EYÜP CİĞAL
25-06-2010

GÜNÜN SÖZÜ

Affedici olunki, Allah(C.C) da Sizi Affetsin ve Şerefinizi Yükseltsin.

Hayırlı Cumalar.

yalçın ok
24-06-2010

günün sözü

Kıyamet günü müminini terazisinde güzel ahlaktann daha agır hiç bir şey yoktur.ALLAHÜ teala, çirkin hareketler yapan, çirkin sözler söyleyen kimseye buğzeder.

                                                                                                  HADİSİ-İ ŞERİF

 

 

 

 

 

 

 

RAMAZAN DUMAN
23-06-2010

GÜNÜN SÖZÜ
"Ölüyü üç şey takip eder. İkisi geri döner, biri orada onunla beraber
kalır: Ölüyü ailesi, malı ve ameli takip eder. Neticede ailesi ve malı
geriye döner. Sadece ameli kalır."

<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Sona Git >>
Sonuçlar 201 - 220 of 1221

Powered by Jambook by Olle Johansson from Joomla at the Yard

Advertisement