Dernek Hesabı

 
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Hatırla Ey Şehir
Hatırla Ey Şehir Yazdır E-posta
Hatırla Ey ŞehirBir şehrin urgan satılan çarşıları, kenevir
Kandil geceleri bir şehrin, buhur kokmuyorsa
Yağmurdan sonra, sokaklar ortadan kalkmıyorsa
O şehirden öç almanın vakti gelmiş demektir.

Şairin mısraları, "Hatırla Ey Şehir" isimli kitabıma koyduğumuz ismin, yüzlerce yazım arasından büyük bir titizlikle yaptığımız derlemenin şiir diliyle ifade edilebilecek hikayesidir. Basın toplantımıza hoş geldiniz, safalar getirdiniz...
Hatırla Ey Şehir
Etten ve kemikten müteşekkil şehirlerimizde, şehrin ruhundan habersiz yaşamak, modern insan için adeta bir alın yazısı haline gelmiştir. Siyah beyaz fotoğraflar da olmasa, evlerini, sokaklarını tanıyamayacağımız şehirler inşa ettik.
Bugün hangi birimizin doğduğu ev, sokak, mahalle halen yaşıyor. Artık hiçbir caddesine, binasına aşina olmadığımız, tüm varlıklarına yabancı olduğumuz mekanlarda yaşamaya mecbur kaldık. Ne yazık ki, bunu bir çoğumuz kendi elimizle yaptık.

Türbenin etrafında modern kent yaratma çabasıyla yapılan yıkımlar; bugün yapay şelaleleri, akmayan havuzları, sefertası apartmanları, mahalle kültürüne, yoksuluna, garibanına kapatılmış güvenlikli sitelerin inşasıyla devam ediyor.
Sadece yaşadığımız şehirde değil, Cumhuriyet sonrası tüm şehirlerin değişimine belediyelerin faaliyet raporlarından bakarsanız, “eski şehir”e karşı “yeni bir şehir” var etme gayretini bariz şekilde görebilirsiniz.
Beton binalarla; eski çarşılarını, medeniyet anıtlarını, dolayısıyla kimliklerini gölgelediğimiz hatta yok etmeye çalıştığımız şehirler, her geçen gün bizlere yabancılaşıyor.

Ne acıdır ki, şimdi bu “eski şehir”lerden kalan bütün hatıralar, bütün örf, adet kentleşme adına unutuluyor. Bu hatırasızlık ve geleneksizlik, kusuruma bakmayın; ben buna kimliksizlik diyeceğim, eski şehirlerin hemen yanı başında inşa edilen yeni şehirlerin yani “karşı kent”lerin başat özelliği haline gelmiştir.
Ünlü sosyal bilimci İvan İllih de bizim bu ifademizi desteklemektedir.
O “Bir şehri tarihten silmek için o şehrin, ancak ruhunu yok etmelisiniz” der. İşte şehri, bir şahsiyete bürüyen şey, yukarıda ifade ettiklerimizden başka bir şey değildir. Bizim gibi şehirde kendi halinde yaşayanlardan çok, şehirlerin imarıyla memur ve mesul olanlara, “şehirlerin ruhunu yok etmeme sorumluluğu”nu bu toplantımız münasebetiyle bir kez daha hatırlatmakta fayda umuyoruz.
 
Değerli misafirler, aziz dostlar,   
2004 Mayıs ayında “Gönülden Dile, Dilden Kaleme” adlı şiir kitabımla huzurunuza çıkmıştım. Gerek doğup büyüdüğüm Gilisıra, gerek hayatımın büyük bölümünü geçirdiğim güzel şehrim Konya, gerekse Konya insanıyla kurduğum seviyeli ilişkiler, bendeki tarih ve kültür aşkını daha da körükledi. Yeni okuma ve arayışlara yönelmem böyle oldu.
Atalarımdan dinlediğim hikâye ve masalları manzum yazılar şeklinde şiirle ilgilenmem nedeniyle kaleme almaya başladım. Bu manzum yazılar, ilk kez Memleket’te 2004 Ramazan sayfasında yayınlandı. Başta gazetenin o günkü editörü İ. Hakkı Biçer olmak üzere gazete yönetiminden büyük manevi destek gördüm.
Manzum hikâye ve masallar, önce nesir oldu. Duygulu anlatım tarzım büyük ilgi görünce, toprağa bağlı köy yaşamından modern şehrin kaybolan kültürüne kadar son elli yılın değişimini yazmaya başladım. Memleket’in Yaşayan Şehir, Hikaye, Masal sayfalarında çıkan yazılarım, bir çok edebiyatçı, araştırmacı, akademisyen tarafından alıntılandı.
Kaynakçalarında, çalışmalarının dipnotlarında gazete ve internette yayınlanan yazılarıma atıfta bulunan araştırmacılarımıza, yerel ve yaygın konulara dair kaleme aldığım haftalık makalelerimi okuduktan sonra bana bizzat telefonla ulaşan ve tebriklerini, tenkitlerini ileten dostlarıma teşekkürü bir borç bilirim. Memleket.com.tr’yi dünyanın öbür ucundan ziyaret ederek bana ve yazılarıma ulaşan dolayısıyla yeni arkadaşlık ve dostluk köprüleri kurmamıza vesile olanlara da ayrıca müteşekkirim.
Konyamız’ın genç ve dinamik gazetesi Memleket’i kitap yayınları ile kültürel bir kimliğe de kavuşturan İmtiyaz Sahibi Adem Alemdar kardeşime, hassaten yazılarımın kitaplaştırılmasında gösterdiği üstün gayret ve emek için teşekkür ediyorum.
   
İşte elinizde tuttuğunuz kitabın 6 yıllık hikâyesi… Ne var ki, 60 yılın özeti niteliğinde bir muhteva ile karşınızda. Bu sebeple 40 yaşını geride bırakanların “Hatırla Ey Şehir”de kendilerinden bir şey mutlaka bulacaklarına inanıyorum. Ferfene Günleri’ni, Meram’ın Gazel Suyu’nu, eski su değirmenlerini, çöğen helvası kokan sokakları pek bilmeseler de; nesli tükenmeye başlayan kırık çıkıkçılara, pişmaniye ve arabaşı yapan adamlara, beyaz yaşmaklı teyzelere yetişmiş, diş bulguru, çetnevir gibi eski niteliklerinden çok şey kaybetmiş bazı kültürlerimizi yaşatma gayretinde olanlarımız hamdolsun yok değildir.             
Kitabımın neden böyle bir isimle elinizde olduğuna gelince…
Her baba çocuğuna güzel isim koymakla mükelleftir. Ama yine de sorulur, “ismi nereden kimden” diye…
Şehirlerin hafızası çok güçlü olduğu için şehirlerden hatırlamalarını beklemek kitabın ismiyle bir çelişki doğuracaktı. “Şehir”den muradımın “şehirliler” olduğunun bilinmesini isterim. “Hatırla Ey Şehir”de, “Hatırla Ey Şehirli” demeye çalıştım. Havasını teneffüs edip suyunu içtiğimiz, sokaklarını adımladığımız şehrimize/şehirlerimize karşı sorumluluğumuzu hatırlatmayı bir şehirli olarak üzerime vazife bildim.
Şüphesiz, insanlar var oldukça şehirler de var olacaktır. Çünkü insanlığın kemale ereceği mekânlar sadece şehirlerdir.  Şehir iş bölümü gerektirir, imar için zekâ gerektirir. Şehir ahlak ve düzen gerektirir. Modern insana bir hatırlatma benim ki: Şehrin tılsımını bozmamak için… Eski şehrin orta yerini yıkıp yeni şehir kurmamak için… Şehrin ortasına dağ gibi bırakılan hafriyata, hangi şehrin ruhu dayanır!?
“Hatırla Ey Şehir” kitabımın çıkışı münasebetiyle düzenlediğimiz bu toplantımıza katılımınız, bundan sonra yapacağım çalışmalar için de bana büyük heyecan vermiştir. İlginize yürekten teşekkür ediyorum, sevgili dostlarım. Sağ olun var olun…
 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement